BIY

8 Ocak 2009 Perşembe

İdman



Bu nasıl fotodur bu arada ya...

Gündemden...

-Ekrem Dağ süper adam. Oyuncu olarak çok parlak olmayabilir ama insan olarak gerçekten süper. Bir kere çok içten ve komik. Detaylarını Şubat TamSaha'da okuyabilirsiniz.

-Lincoln geldi mi? Bilen var mı? Galatasaray kupa maçı oynuyor Lincoln yok ortalarda.

-Fenerbahçe'nin yeni transferleri hayırlı olsun. Gökhan Emreciksin ortalama bir futbolcu bence. Burak Yılmaz'ın başka bir şekli. Abdülkadir Kayalı ise çok yetenekli ve yıldız adayı bir futbolcu. Umarım Fenerbahçe onu harcamaz.

-Rivayet şu; Del Bosque, İbrahim Akın'ı karşısına alır. Sen kim gibi olmak istiyorsun diye sorar. İbrahim Akın Raul gibi olmak istiyorum diye cevap verir. Del Bosque Raul kim ya sendeki yetenek ondan çok fazla der. Sonuç ortada. Del Bosque kalsa belki olabilirdi.

-Bir diğer rivayette şöyle Beşiktaş Gökhan Güleç, Burak Yılmaz ve İbrahim Akın'ı aldığında bunlara şöyle denir. Siz yeni Metin-Ali-Feyyaz'sınız. Sonuç bir kez daha ortada.

-Beşiktaş Fatih Tekke'nin peşinde. Müthiş bir yetenek ama maalesef başka problemler nedeniyle hak ettiği yerde hala değil. Hakan Şükür kurbanlarından. Türkiye'de her takımda oynar ama takımın ona uyması ve yıldızlığını kabul etmesi lazım.

-Real Madrid CAS'a gitmeye hazırlanıyor. Şampiyonlar Ligi'nde Lassana Diarra ve Huntelaar'dan birisini oynatabilecekler ya ikisi için de izin peşindeler. Bu UEFA'yı kızdırmaktan başka bir işe yaramaz bence. CAS UEFA'yı karıştıracak bir karara imza atarsa hele ilk maçlar oynandıktan sonra iki kurum bir kez daha kavgaya tutuşur.

6 Ocak 2009 Salı

Fortis Gol Kumpanyası

-Trabzonspor beklendiği üzere elendi. 90+3'de yedikleri gol sonlarını getirdi. Ersun Yanal zaten sezona Avrupa olmadığı için avantajlı girmişti. Bir cephe daha gitti. Fiziksel anlamda çok daha rahatlar artık. Ben ikinci yarının ilk beş haftasında çok ciddi puan kayıpları yaşayacaklarını düşünüyorum. Antalyaspor ise yükselişini sürdürüyor. Gol düellosunda moral bozmamaları ikinci yarıya ruhsal açıdan hazır olduklarını gösteriyor.

-Beşiktaş'ın Büyükşehir Bld Antep'e puan kaybedebileceğini düşünüyordum. Cafercan son paslarda biraz daha becerikli olsa Beşiktaş'ı daha fazla zorlarlardı. Bir de attıktan sonra hemen gol yemeleri onları yıktı. Toraman ve Bobo sakatlandı. Cafercan Galatasaray'da alternatif olabileceğini kanıtlamak ister gibiydi. İki son pası atsa şu an kahramandı.

-Kayserispor Adana 5 Ocak macerasına başladı. Malatya'yı 3 golle uğurladılar. Abdullah Durak'ı dikkatli izleyin. Biraz daha güçlenirse katil suratlı Gattuso'muz hayırlı uğurlu olsun.

-3 maçta 14 gol atıldı. Bu da bir ilginç. Hadi hayırlısı.

Terfi ederken



Bülent Uygun asker selamıyla ün yapmış, milliyetçi bir teknik direktör. Her şehit haberinde görüşü sorulur. Tam bir proje insanıdır. Futbolu zirveye çıkaracak projelerini hep kamuoyuyla paylaşır.

Bugün de bir açıklama yapmış futbolcuğumda asker Bülent'tim şimdi general Bülent'im demiş. Hoş tabi insanın kendisini general olarak görmesi. Bülent Uygun bir memur olsaydı ve evine gidince eşine ben generalim desydi sonu akıl hastanesi olurdu. Teknik direktör olunca hızlı bir terfiyle erlikten generalliğe yükselmek hoş karşılanıyor.

Bu arada ben başardığı işi çok takdir ediyorum. Ama basında görünme uğruna sürekli ortalara çıkması, ana haber bültenlerine idmandan canlı bağlanması gibi nedenlerle kaybettiği bir şampiyonluk var. İkincisini de bu sezon kaybedeceğe benzer.

5 Ocak 2009 Pazartesi

Gündemden...



-Bekir İrtegün Fenerbahçe'ye geliyor haberleri dört bir yanı sardı. Can Arat + 1 milyon Euro lafları geçiyor. Can'ı ve 1 milyonu tutsunlar bence. Bekir ve Can arasında çok fark yok çünkü.

-Beşiktaş hala transfer arayışında. Batuhan ve Emre'yi Eskişehirspor'a göndermişler. Batuhan'ın burnunun sürtülmesi için düşünülmüş bir hamle olabilir. Ama bence onu göndermeleri gereken yer Sivas ya da Kayseri olmalıydı. Eskişehir modern şehir sonuç olarak ve İstanbul'a gayet yakın.

-Klinsmann Hamit Altıntop'u övmüş. Hamit müthiş bir oyuncu ve insan gerçekten de. İzlemeye doyamayacağım adamlardan. Almanya'da geçen sezon başında müthiş goller atıyordu. Dönüşünü dört gözle bekliyoruz.

-Fortis Türkiye Kupası'nda ilginç sonuçlar çıkabilir. Trabzonspor'un bir üst tura çıkması için mucizeden fazlasına ihtiyacı var. Galatasaray İzmir'e gidiyor. Atatürk Stadı dolar mı acaba?



-Bülent Bölükbaşı Kayserispor'daki performansından çok uzak bu sezon. Kayseri'den ayrıldığından bu yana toparlayamadı bir türlü. Ama futbolcu eksikliğinden ülkede hala çok rağbet görüyor. Ankaragücü ve Konya onu kadroya katmak için uğraşıyordu. Ankaragücü alacak gibi görünüyor.

-Bu arada ortalıkta ilginç bir iddia dönüyor. Ankaragücü bilerek bu sezon küme düşürülecek. Önümüzdeki sezon Ankaraspor, Ankaragücü ile birleşecek ve Melih Gökçek Ankaragücü başkanı olacak. İki takımın en iyileri bir takımda toplanarak şampiyonluk hedefi olan bir takım kurulacak.

3 Ocak 2009 Cumartesi

Rijkaard ne düşünüyor?



Bizim memlekette yaygın bir inanış vardır. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi tkaımların teknik direktör ihtiyaçlarını olmadığı, başına kahveden bir adam koysanız benzer bir oyunu oynayacakları düşünülür. 

Ülkenin spor gazeteleri ve spor programlarının çoğunluğu kahvede oturan adam için hazırlandığından bu inanış çok taraftar bulur. Çokça dillendirilir. Skibbe adam yerine konmaz, Aragones ölüm döşeğindedir, kahvede bunun esprisini yapan adama babası hakkında aynı sözleri etsen seni bıçaklaması hayli muhtemeldir. Ertuğrul gençti, Mustafa daha tecrübeli ama ben daha iyi yaparım futbol ve teknik direktör tartışmasının ana metnidir. 

Frank Rijkaard çok iyi bir futbolcuydu. Ben onu Milan'daki efsane takımdan biraz hatırlıyorum. Kariyerinin sonunda Ajax'a geri dönüşü de efsanevi olmuştu. Kariyerinin son maçında Milan'ı Şampiyonlar Ligi Finali'nde deviren Ajax takımının en tecrübeli oyuncusuydu. O takım malum daha sonra Bosman'la birlikte parçalanmıştı. 

1998'de Euro 2000'e hazırlanan Hollanda Milli Takımı'nın başına geçen ve çok şanssız bir şekilde yarı finalde İtalya'ya kaybedip Milli Takım'dan istifa etmişti. Daha sonra Sparta'nın başına geçen Rijkaard Hollanda'nın en köklü kulübünü tarihinde ilk kez küme düşürdü. 2003'te ise Barcelona macerası başladı. Katalan temsilcisiyle başardıkları malum.

Beni düşündüren şu. Rijkaard şu anda yeni teknik direktörlük macerası konusunda nasıl bir yol izlemeyi düşünüyordur. Malum bir ara Galatasaray için de adı geçmişti. Güçlü bir takım arayışında mıdır acaba? Örneğin Milan'da yaşanacak olası bir değişikliği bekliyor mudur? Yoksa kendisi için zorlu olabilecek bir takımı mı seçecek. Büyük liglerin orta sıra takımlarından birisi gibi. Barcelona sonrası yaşanacak bir başarısızlık Rijkaard'ın ününü kaybetmesine sebep olur mu? Yoksa Rijkaard kendisini kanıtlamış bir teknik adam mı?
Bu soruların cevapları konusunda sadece yorum yapabilsem de Barcelona'yı ben bile şampiyon yaparım.


2 Ocak 2009 Cuma

Gündemden...



-Mehmet Polat arada bir Gaziantepspor'a dönüp kadro dışı kalmayı çok seviyor. Gaziantepspor Yönetim Kurulu futbolcunun kulüp bulmasını istemiş. Nurullah Sağlam ise kayıp olur takımdan ayrılması gözden geçirin açıklaması yapmış. Nurullah Sağlam'ın iyi giden bir sezonda Mehmet Polat yüzünden bir ultimatom vereceğini düşünmesem de yönetime, Polat2ın ne yaptığını merak ediyorum. Acaba başkana veya yönetime küfür etti de bu onların kulağına mı gitti? Niçin devre arasında futbolcu yollanır ki. Takımı karıştırsa teknik direktör sahip çıkmazdı. Değil mi ama?


-Hakan Kutlu Ankaragücü'nün başına geçmiş bir kez daha. 7. haftada ayrılmıştı kötü gidiş nedeniyle. 17. haftada geri döndü. Ankaragücü'nü küme düşme adaylarım arasında hoş manzaralı bir yere koyuyorum.

-

Beşiktaş kimi alacak? Jovanovic diye birisi çıktı ortaya. Sırbistan 2. Ligi'nden. Her haberde de menajerinin Prekazi olduğu vurgulanıp duruyor. Beşiktaş bunu deneyecekmiş Antalya kampında. Geçen sene Antalya kampında yan otelde kalan stoperi beğenmişler, paraları dökmüşler, onun millete poposunu gösterdiği ortaya çıkınca görüş problemi olan Schildenfeld'i almışlardı. Bu sezon da benzer bir iş bekliyorum. Bir diğer muhtemel olarak Geremi gösteriliyor. Geremi iyidir hoştur, Toschack'ın torpillilerindendir. Ama Beşiktaş'a katkısı tartışılır. Ben Geremi'yi son sezonlarda sadece frikikleri dağlara taşlara atarken görüyorum. Bir de Tjikuzu var. Onu alırlarsa da ilginç olur. Anadolu'dan büyük takıma gelen yabancı oyuncular listesine bir kişi daha eklenir.

-Her Noel tatilinde olduğu gibi bir kez daha yabancı futbolcuların dönüşleri problem yaratmaya devam ediyor. Cisse ve Lincoln ortalarda yok. Lincoln'le ilgili spekülasyonları engellemek amacıyla Galatasaray ek izin verdiğini duyurdu. Cisse olayı ise ceza aşamasına geldi. Fransız oyuncu iyi bir sebep gösteremezse okkalı bir ceza yiyeceğe benzer. Mustafa Denizli'nin kampı 27 Aralık'a çekmesi ciddi bir kumardı. Yabancı oyuncularını tamamen kaybedip kaybetmediğini ikinci yarının başıyla birlikte göreceğiz.


-Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'ın ardından Bursaspor'un başına geçmesi kaderin bir cilvesi midir? Bursa taraftarı 2 mağlubiyet sonrası Sağlam'a küfretmeye başlar mı? Sağlam'ın ağabeyi olabilecekleri öngörüp kardeşinin barış elçisi olduğunu açıklamış. Bu arada Ertuğrul Sağlam'a yurtdışından gelen tekliflere ne oldu ben onu merak eder dururum.

-Galatasaray transfer yapmayacak gibi görünüyor. Mehmet Yıldız olmayınca küsmüş olabilirler. Aslantepe'de duran inşaat planları ertelemeye sebep oluyor. Eren Talu da ilginç bir adam. Noel yüzünden para gelmedi diyor yurtdışından. Sanki ilk bu sene Noel olmuş, İsa bu sene doğmuş da para yollanmamış gibi. Bunu da Talu'nun düşünmesi lazımdı. Bu eylemler haklı oldukları kadar Galatasaray'a zarar veriyorlar aynı zamanda.